Pages

atletizm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
atletizm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Eylül 2010 Cumartesi

Bravo Aylin !!!


Antalya'da düzenlenen Dünya Halter Şampiyonası'nda Aylin Daşdelen, 53 kiloda 2 gümüş, 1 bronz madalya kazanarak şampiyonanın 2. gününde de bizleri sevindirdi.

Her ne kadar ülkemizde birçokları için önemli olmasa da Aylin'in bu Dünya 2.liği beni yine çok gururlandırdı. Ve Aylin'in bu başarısını haber yapmadan geçemedim her ne kadar bloga koyabilecek fotoğrafı basınımızda bulmaktan zorlansam da. Bu kiloda 3 altın alan Çinli sporcu Xiaoting Chen ile çalışma şartları ve aldıkları destek kıyas dahi edilemeyen Aylin'in bu "BÜYÜK" başarısını tekrar tekrar kutluyorum. Helal Olsun Sana AYLİN!!!

Usain Michael Johnson'ın İzinde !!!


Jamaikalı Dünya ve Olimpiyat şampiyonu atlet Usain Bolt,kariyerini zirvede noktalamak istediğini söyledi. Şu anda 100 ve 200 metrelerin tartışmasız en iyisi ve dünya rekorlarını elinde tutan atlet “Antrenörüm 2016 Olimpiyatları’nda da yarışmamı isteyebilir. Buna birlikte karar vereceğiz. Kesin olan sprint yarışlarını Michael Johnson gibi zirvede bırakmak istediğim” diye konuştu.



400 metre dünya rekorunu elinde tutan eski 200 metre dünya rekortmeni Michael Johnson ile emeklilik üzerine sohbet ettiklerini söyleyen Bolt “Ona neden emekliye ayrıldığını sordum. Bana, tüm hedeflerine ulaştığını ve yarışması için artık bir neden göremediğini söyledi. Belki ben de onun yolundan gidebilirim” ifadelerini kullandı.



Michael Johnson, benim gibi birçok atletizm severin gözünde "Pistlerin Gelmiş Geçmiş En İyisi". Yarıştığı dönemde 200 ve 400 metrede kimseye geçilmeyen ve bu iki dalda dünya rekorunu kıran atletin 43.18 lik 400m dünya rekoruna hala kimse yaklaşamıyor.Eski 200 metre Dünya rekoru olan 19.32 lik derecesi ise yıllar sonra Usain Bolt tarafından önce 19.30 daha sonra da 19.19 olarak kırılmıştı. 90 lı yılların en hızlısı, bence şu zamanın teknolojisi ayakkabı ve mayolarla koşsa 400m de 43 saniyenin, 200m de de 19 saniyenin altında koşabilirdi. O gelmiş geçmiş en büyük sprinterdi. Günümüzün en iyisi Usain Bolt'un da onu örnek almasına çok sevindim.

15 Eylül 2010 Çarşamba

Adaletsizlik Yok Mu Acaba ???


Türk Milli basketbol takımımız bize büyük bir gurur ve onur yaşatarak dünya ikincisi oldu. Hepsine helal olsun. Dünya'nın en önemli takımlarını bir bir dize getirdiler ve Türkiye'yi çok iyi temsil ettiler.

Buraya kadar her şey normal. Ama "milli" mücadelenin ardından kendilerine verilen ödüller gündeme geldi. Bunun belki de en büyüğü Tayyip Erdoğan'ın 28 milyon TL dağıtması oldu. Zaten böyle bir ödülü de milliler istiyor ve bekliyordu. Kaptan Hidayet her açıklamasında "Maddi ve Manevi destek" sözünü araya sıkıştırıyordu. Sonunda istedikleri oldu hepsi 1 er buçuk milyon TL ödüle kondu. Bunun dışında işadamının birisi 1 er daire hediye etti. Helal i hoş olsun. Buna sözümüz yok. Ama TC başbakanı sanki cebinden veriyormuş gibi çıkarıp 28 milyon verirse burada bir sıkıntı var. Acaba başbakan kimin parasını kime dağıtıyor. Eğer devletin böyle bir başarılı sporcular için bütçesi varsa tamam. Ona da sözümüz yok ama bu sefer de bir çifte standart yok mu??



Uzak değil daha geçen ay yine tarihimizde bir ilk yaşadık. Atletizmde Nevin Yanıt kadınlar 100 metre de AVRUPA ŞAMPİYONU oldu. Sadece Nevin de değil Elvan ve Alemitu da bize bu gururu yaşattı. Ödülleri ne oldu ki acaba?? Küçük bir karşılama ve bir miktar altın galiba. Bu sporcular da bizim sporcularımız değil mi?? Avrupa Şampiyonu olup Milli marşımızı İspanya'da 70 bin kişiye dinletmek Dünya 2.liği kadar değerli değil mi??? Ki paraya ihtiyacı olmak konusunda da basketbolcların yıllık kazançları ile atletlerinkiler kıyas dahi edilemez. Bu sporcularımızın bu paralara bu teşviklere daha çok ihtiyacı vardı. Sonra diyoruz ki bizden neden atlet yetişmiyor. Şu tabloyu gören yetenekli bir çocuk sizce basketbola mı yönelir yoksa uzun atlama, yüksek atlama gibi atletizm dallarına mı?? Diyecek ki "ulan Avrupa şampiyonu olsam ne yazar?? Kuru bir teşekkür ve sonra 1-2 ay içinde unutulacağım".



Dediğim gibi basketbolcularımız böyle bir ödülü haketmişlerdir. Ama Nevin, Elvan ve Alemitu ve farklı spor dallarında da ülke bayrağımızı göndere çektiren marşımızı dinleten bütün "milli" sporcularımız da bu ödülleri en az basketçiler kadar hak ediyorlar. Böyle bir sistemsizlik, böyle bir adaletsizlik olduğu sürece biz asla bir spor ekolü olamayız. Hiç bir alanda...

NOT: Bu adaletsizliğe seyirci kalmayan ve basında yer veren ve de benim bu yazıyı yazmama ön ayak olan Hıncal Uluç'a da teşekkürler...

20 Ağustos 2010 Cuma

Prenses 2011'de Dönüyor..!!!


Nisan ayında spora ara verdiğini açıklayan sırıkla atlama dünya rekortmeni Rus Yelena Isinbayeva, önümüzdeki yıl spora geri döneceğini söyledi.

Geçen yıl Berlin'de yapılan Dünya Atletizm Şampiyonası’nda madalya alamayarak büyük hayal kırıklığı yaşayan ve yaşatan Yelena Isinbayeva, şampiyonanın ardından 5.06 atlayarak kendisine ait dünya rekorunu geliştirmişti. Ancak güzeller güzeli Rus atlet Nisan ayında spora ara verdiğini ve 2010'da yarışmayacağını açıklamıştı. Güzel yıldız yaptığı açıklamada "Bu benim için çok gerekli bir araydı.Şükürler olsun ki hiçbir sakatlığım yok. Gayet sağlıklıyım ve 2011'de geri döneceğim.Tabii ki daha çok rekor kırmak istiyorum. Asıl amacım 2012 Londra'da olimpiyat şampiyonu, 2011 ve 2013'de dünya şampiyonu olmak. Elimden gelenin en iyisini yapacağım. Umarım her şey istedğim gibi olur” dedi.



Stadyumların artık arar olduğu güzel atlet kariyeri boyunca 1 er santim artırarak toplam 19 Dünya rekoru kırmıştı. Bayanlar sırıkla yüksek atlamada 5 metre'yi geçen tarihte ilk kadın sporcu olmuştu. Ben de kendisinin büyük bir hayranı olarak atletizme dönüşünü heyecanla bekliyorum.