Pages

fenerbahce etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
fenerbahce etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Ekim 2010 Çarşamba

Bayan Basketbolda Heyecan Başlıyor...


Bayanlar basketbolda heyecan başlıyor. Geçtiğimiz yılın lig şampiyonu Fenerbahçe ile Türkiye Kupası Şampiyonu Galatasaray Medical Park, 21 Ekim Perşembe akşamı saat 20.00'da Cumhurbaşkanlığı Kupası'nda İstanbul Abdi İpekçi Spor Salonu'nda karşılaşacak.

Bu sezon iki takımımız da mükemmel kadrolar kurdular. Türkiye Ligi'ndeki müthiş Galatasaray-Fenerbahçe kapışmasını ben EuroLeague'de de bekliyorum. Ve bu iki ekibimizi finalde görmemiz sürpriz olmayacak.


Galatasaray Medical Park takımın başına Ceyhun Yıldızoğlu'nu getirdi. Türkiye liglerinin en kariyerli antrenörü. İlk bomba transferi de WNBA'in Lauren Jackson ile birlikte en iyi 2 uzunundan birisi olan ve son WNBA All Star MVP'si Sylvia Fowles oldu. Geçen yıl EuroLeague şampiyonu olan Spartak Moskova'da oynayan Fowles ile Fenerbahçe'de ilgilenmiş ancak transferi Galatasaray gerçekleştirmişti. 2. bomba transferi ise 2 yıl önce Galatasaray'ı Euro Cup şampiyonu yapan şutör guard Seimone Augustus. Bu iki ismin dışında geçen yılın Türkiye ligi sayı kraliçesi Ceyhan Belediye'den Michelle Campbell ile anlaşan sarı kırmızılılar bu oyuncuyu Melisa Can ismiyle Türkiye vatandaşı statüsünde oynatacak. Galatasaray ayrıca Avrupa'nın önemli uzunlarından Litvanyalı son EuroCup şampiyonu Gintare Petronyte ve WNBA takımlarından Washington Mystics takımı için oynayan Monique Currie'i de transfer etti. Panküp Kayseri'den Nihan Anaz, İstanbul Üniversitesi'nden Doneeka Hodges, Botaşspor'dan Gülşah Gümüşay, Beşiktaş Cola Turka'dan Melek Bilge, Kocaeli Kağıtspor'dan Ceyda Kozluca gibi geçtiğimiz sezonu çok iyi istatistiklerle tamamlayan isimleri de renklerine bağlayan Galatasaray geçtiğimiz yıldan sadece Işıl Alben, Bahar Çağlar, Yasemen Saylar ve Tuğba Palazoğlu'nu takımda tuttu.




Gelelim Fenerbahçe'ye. WNBA in tartışmasız yaşayan en iyi oyuncusu, Phoenix Mercury forması giyen süperstar şutör guard Diane Taurasi'yi transfer eden Fenerbahçe gerçek anlamda bombayı patlatmış oldu. Fenerbahçe, 2010-11 sezonu için antrenörlük görevine Laszlo Ratbeger'i getirdi. Avrupa basketbolunda isimleri hatırı sayılır olan geçtiğimiz yılı iyi istatistiklerle geçiren Lotos Gdynia'dan Ivana Matovic, Mizo Pecs'ten Anna Vajda, Frisko Sika Brno'dan Hana Harakova Fener'in bir diğer yabancı transferleri. Geçtiğimiz sezonki şampiyonlukta ciddi anlamda pay sahibi olan Avustralya'lı Penny Taylor ve Birsel Vardarlı ile tekrar anlaşıldı. Zaten kadrosunda Esmeral ve Nevriye gibi tecrübeli 2 oyuncusu daha buluna sarı lacivertliler geçtiğimiz seneden daha da güçlü.



Yarın oynanacak bu müthiş mücadeleyi kim kazanırsa kazansın bu sene çok çekişmeli bir lig ve Avrupa Ligi izleyeceğimiz kesin. Umarım milli takımdan geç dönen 2 süper yıldız Diane Taurasi ve Sylvia Fowles yarınki maçta oynarlar.

16 Ekim 2010 Cumartesi

Fener'de Sakatlık Tiyatroları Başladı !!!


Fener'de büyük şok(!). Alex de Souza sakatlandı. Konya maçında kesin oynayamayacak olan yıldız oyuncu haftaya Galatasaray maçına yetiştirilmeye çalışılacakmış.

Fenerbahçe'de klasik Galatasaray maçı öncesi sakatlık tiyatroları başladı. Önce Niang, şimdi de Alex sakatlanıverdi. Ne hikmetse bu son yıllarda Fener'in yıldız oyuncuları Galatasaray maçından önce sakatlanır ve Galatasaray maçında oynamaları da hep şüpheli olur. Ama maç günü büyük bir mucize(!) olur ve bu sözde sakat oyuncular maçta tazı gibi koşarlar hatta yılın en iyi performansını gösterirler.



Tamam Fenerbahçe için Galatasaray maçı yılın en önemli maçı bunu biliyoruz. Fenerbahçe geleneğine göre de "Galatasaray'ı yenelim şampiyon olmasak da olur" felsefesi vardır zaten. Ama her sene aynı komik senaryolardan sıkıldık artık. Fenerbahçe bu komediden sıkılmadı. Bi de ilginçtir bütün medya bu tiyatroya balıklama dalıyor veya dalmak zorunda hissediyorlar kendilerini.

Ben buradan Fenerbahçe taraftarına sesleniyorum. İçleri çooookk rahat olsun. Niang da Alex de Galatasaray maçında turp gibi olacaklar ve sahadaki yerlerini alacaklar. Bu hafta yine tarafsız(!) basınımızda olağan Fenerbahçe tyatrosunu takip edeceğiz. Herkese iyi seyirler...

21 Eylül 2010 Salı

Kadıköy'de Olunca Devam, Antep'te Olunca Tatil !!


Gaziantepspor ile Bursaspor arasında Kamil Ocak Stadı'nda oynanan 5. haftasının kapanış maçı tatil edildi..

Süper Lig'in 5. hafta kapanış maçında Gaziantepspor, Bursaspor'u konuk ederken, karşılaşma 62. dakikada sahaya atılan maddelerden bir tanesi yan hakeme isabet etti ve karşılaşmanın hakemi Deniz Çoban tarafından maç tatil edildi. Bundan sonra ne olacak. Bursa 3-0 hükmen galip sayılacak, Gaziantep de 2-3 maç seyircisiz oynama cezası alacak. Eğer MHK yönetmeliğinde hakem, taraftarlar tarafından yaralanınca maç tatil olur yönetmeliği varsa buna bir sözümüz yok. Ama geçen seneyi hatırlayalım. Bundan daha gergin bir maçta derbide Fenerbahçe-Galatasaray maçında Fener stadında daha maç başlamadan hakemin kafasını yarmadı mı taraftarlar? O maç niye tatil edilip maçı Galatasaray hükmen 3-0 kazanmadı. Maç tatil edilse Galatasaray 9'da 9 yapacak ve en etkili oyuncusu Baros'un ayağı kırılmayacaktı. Bu çifte standart direk şampiyonluğu etkileyen bir karar olmuş gibi değil mi???



Hadi Fenerbahçe'nin lobisinden ve Aziz'den korkuyor MHK. Zaten Oğuz Sarvan'ın da nasıl fanatik Fenerbahçe'li olduğunu ve yönettiği maçları da biliyoruz. Yine geçen yıl Diyarbakır'da Bursa maçında çıkan olaylarda maç tatil edilip Bursa 3-0 hükmen kazandı. Ne tesadüftür ki bu olaylar ve hükmen galibiyetler hep Bursa lehine çıkıyor. Levent Kızıl'ın federasyona girmesiyle önlenemez Bursa çıkışı ve kollanması sürüyor ve de hakemlerden şikayet etmeyen tek takım Bursa haline geldi. Neden acaba??




Son olarak hakem sağlığı herşeyden önemli tabi. Ancak çifte standart işin içine girince ve hep bazı takımların yararına olunca bu çifte standarta tepkimizi de koymak lazım. Fener maçında hakemler nasıl maçı yönettiyse dünkü maçta da çıkıp yönetecekti. Yürümesine veya koşmasına engel bir durum yoktu hakemin. Yok eğer hakemin başı yarılınca maç kesin tatil olur ve evsahibi 3-0 yenik sayılır kuralı varsa bu kural neden Kadıköy'e uğramıyor.

20 Eylül 2010 Pazartesi

Sezonun İlk Derbisinde Eşitlik :1-1


Spor Toto Süper Lig 5. haftasında bu sezonun ilk derbisi Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu Stadı'nda Fenerbahçe ile Beşiktaş arasında oynandı. Maçın 26. dakikasında Niang ile öne geçen Fener 87. dakikada Guti'nin penaltısına engel olamayınca maçta gülen olmadı.


Maçın hikayesine gelirsek dünkü maç aslında bir o tarafa bir bu tafara gitti. Maça iyi başlayan ve pozisyonlar bulan taraf Beşiktaş oldu ama golü Fenerbahçe attı. Attığı golle cesaretlenen Fener bu kez Beşiktaş'ın üzerine gitmeye başladı. Niang, Dia ve Alex ile pozisyonlara girmeye başlayan Fenerbahçe maçı koparacak golü bir türlü atamadı. Beşiktaş ise sakatlıklardan yana şanssızdı. Hakan ve Ekrem'in sakatlanmasıyla Schuster daha ilk yarıdan 2 zorunlu değişikliği yapmış hamle hakkı azalmıştı.

2. yarıyla beraber Fener'de skor koruma psikolojisi patlak verdi ve savunmaya çekilmeye başladılar. Beşiktaş da Fener'in üzerine gitmeye başladı.Orta sahadan Guti ve Quaresma menşeili ataklar 72'de Bobo'nun da girmesiyle iyice arttı. Kaleci Cenk'ten aldığı topu müthiş sürüp harika bir ara pası atan Guti'nin Bobo'ya gönderdiği topa Volkan dengesiz çıkınca penaltıya sebebiyet verdi. Ve işte o an nefesler tutuldu. Gözler belediye işçisi Bilica'yı ararken Beşiktaş'lı oyuncular da penaltı noktasına bariyer kurdu Bilica'yı engellemek için. Sonunda Cüneyt Çakır da Bilica'yı bu seferlik kazı yapmaması konusunda ikna etti ve tabi Bilica sonraki maç için söz alarak bunu kabul etmiş:))) Bilica'nın kontrol altında olduğunu bilmenin verdiği özgüvenle topun başına geçen Guti golü attı ve Kadıköy'den 1 puanı çıkardı Beşiktaş.



Sonuç olarak maç 2 tarafa da gitti geldi. 2 ekip de kazanabilirdi. Berabere bitti. Cüneyt Hoca maçı bence iyi idare edemedi. Kartları standart değildi ve 2 tarafın da tepkisini çekti. Ama hatalarının bir tarafa yoğunlaşmaması işin belki de tek iyi yanıydı.